İtirazın İptali Davası

Alacaklı ve borçlu arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde hukuk yoluna başvurulacağı zaman açılan davalardan biri de itirazın iptali davasıdır. Borçluya yöneltilen ilamsız takiplerle ilgili olarak itirazın iptali davası sıklıkla karşılaşılan davalar arasındadır.

İtirazın iptali davası açmak istendiğinde hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğunun bilinmesi gerekir. Bunun yanı sıra izlenecek hukuki sürecin ayrıntıları hakkında da bilgi sahibi olmak hak ve zaman kaybı yaşanmasını engeller.

İtirazın İptali Ne Demek?

Alacaklı borçludan borcunu süresi içinde alamadığında icra takibi başlatabilir. Alacaklı tarafından başlatılmış olan icra takibine borçlu itiraz ettiğinde bunun kaldırılması için takip edilen hukuki yol itirazın iptali davasıdır.

Alacaklı ve borçlu arasındaki alacak-borç ilişkisinde alacaklı icra takibi başlattığında borçluya bir ödeme emri gider. Borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı borçluya karşı başlattığı takibi sürdürebilmek için borçlunun yapmış olduğu itirazı iptal ettirmek zorundadır. İtirazın iptali yapılabilmesi için de dava açılır.

İtirazın İptali Davası Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67. Madde uyarınca itirazın iptali ile ilgili kuralların düzenlendiği görülmektedir. Alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda borçluya gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı ile duran icra takibinin devam edebilmesi alacaklının takip durmasına itiraz etmesi ile mümkün olur.

İtirazın iptali davası da bu sebeple açılmaktadır. Dava konusu alacak işçi alacakları ise İş mahkemelerine, ticari nitelikte bir alacak ise Ticaret Mahkemelerine başvuru yapılması gerekir. Davacı konumundaki alacaklı dava açmak için bir dilekçe sunmakla yükümlüdür. Mahkemeye sunulacak bu dilekçenin eksiksiz ve tam olarak hazırlanmış olması gerekir. Alacağın varlığını ispata yönelik delillerin bu dilekçede belirtilmesine dikkat edilmelidir.

İtirazın iptali davası ticari nitelikte ise öncelikle arabuluculuk müessesesine başvurulması gerekmektedir. Alacaklının açması gereken dava ise itirazı takip eden bir yıllık süre içinde olmalıdır. Dilekçe hazırlanırken somut olayın durumuna göre hareket edilmeli ve bu konuda da bir avukattan hukuki destek alınmalıdır.

Her somut olay kendi içinde değişiklikler gösterdiğinden dilekçede yer verilmesi gereken hususlar farklı olur. Bu nedenle matbu bir dilekçeden farklı olarak somut olayı kapsayan nitelikte bir dilekçenin usulüne uygun olarak hazırlanması önemlidir.

İtirazın iptali davasının dilekçeler üzerinden ilerlemesi sebebi ile bu dava sırasında hazırlana dilekçelerin önemi vardır. Yargılama yapılırken duruşma olmasına rağmen dilekçelerin davayı yönlendirici niteliğe sahip olduğu görülmektedir. Bu sebeple dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri usulüne uygun şekilde oluşturulmalıdır.

İtirazın İptali Davası Yargılama Yöntemi

İtirazın iptali davası yargılama yöntemi Hukuk Mahkemeleri Kanunu genel yargılama usulleri çerçevesindedir. Davaya konu olan uyuşmazlığın niteliğine bağlı olarak görev alacak mahkemeye göre yargılama usulünün değişmesi söz konusu olur.

Alacağın niteliği işçi alacağı ise İş Mahkemesinin görev alanına giren bir davadan bahsedilmesi gerekir. İş Mahkemesinde görülecek itirazın iptali davası sözlü yargılama usulüne göredir. Ticari nitelikteki davalar için Ticaret Mahkemeleri görev alır. Dava ile ilgili özel bir görevli mahkeme belirlenmediğinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı devreye girer. Asliye Hukuk Mahkemelerindeki yargılama usulü ise yazılı niteliktedir.

İtirazın iptali davası açılacağı zaman bu hususların dikkate alınması sürecin doğru yönetilebilmesi açısından gereklidir. Bu sebeple de hukuki destek almanın önemi göz ardı edilmemelidir. Konu hakkında deneyimli hukukçularla çalışılması her zaman için  hak ve zaman kaybı yaşanmasını engelleyebilecek bir yaklaşımdır.

İtirazın İptali Davası Arabuluculuk

Arabuluculuk müessesesi ile dava açılmadan önce uyuşmazlığın çözümlenmesi amaçlanır. Bu sayede mahkemelerin iş yükünde azalma sağlanırken uyuşmazlığın kısa sürede giderilmesi hedeflenir.

Ticari niteliğe sahip davalarda genellikle arabuluculuğa gidilmesi dava şartı olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte uygulama sırasında bazı mahkemelerin arabulucuya gidilmesi konusunda karşıt görüşü olması sebebi ile bu tür bir dava açmak isteyen kişilerin uzman bir avukattan hukuki destek alması önerilir.

İtirazın İptali Dava Açma Süresi

İtirazın iptali dava açma süresi alacaklının itirazın kendisine bildirilmesini takiben bir yıldır. Alacaklı borçlunun borcunu ödemediği durumlarda icra takibini başlattığında borçlu bu takibe itiraz ederse takip durur. Takibin durmasına itiraz etmek isteyen alacaklının yapması gereken ise borçlunun yapmış olduğu itirazı iptal ettirmektir.

İtirazın iptali davası bu nedenle açılır. Alacaklı borçlunun icra takibine itiraz ettiğini öğrendikten sonra bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açmalıdır. Hak düşürücü sürenin geçmesi durumunda yeniden dava açılabilmesi mümkün olmaz.

İtirazın İptalinde Tazminat Talebi

Alacaklının borçludan alacağını süresi içinde alamadığı hallerde icra takibi başlatması ile hukuki süreç işler. Bu aşamada borçlu icra takibine itiraz eder ve takibi durdurur ise alacaklı bu itirazın iptali istemi ile dava açabilir.

Ticari nitelikte veya işçi alacağı niteliğinde olan alacaklar için açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemeye dilekçe verilerek hukuki süreç başlatılır. İtirazın iptali davası açıldıktan sonra alacaklının tazminat talep etmek sureti ile zararının giderilmesini isteme hakkı da bulunur. Bu tür bir durumda ise kötü niyet tazminatı veya icra inkar tazminatı somut olaya göre değişiklik gösterir.

Kötü Niyet Tazminatı ve İtirazın İptali

Alacaklı öncelikle itirazın iptali davasını açarak hukuki olarak haklarını arar. Mahkeme itirazın iptali davası sonucunda borçluyu haklı bulur ve alacaklı aleyhinde bir karar verirse alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda tazminat alınabilir. Bu durumda mahkeme borçluyu haklı bulur ve tazminatta hükmederse tazminatın miktarı dava sırasında reddedilen meblağın %20’sini geçememektedir.

Kötü niyet tazminatının alınması için koşulların varlığına bakılması gerekir. Bu şartlar oluşmuş ise mahkemece kötü niyet tazminatına da hükmedilebilmektedir. Mahkemenin dikkate alacağı koşullar ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Alacaklının açacağı davanın mahkemece reddedilmesi,
  • Alacaklının açacağı davada haksız bulunması ve kötü niyete sahip olması,
  • Borçlunun alacaklının haksızlığını ispatlaması,
  • Alacaklının dava açtığı borçlunun, tazminata yönelik talebinin olması.

İcra İnkar Tazminatı ve İtirazın İptali

Alacaklı borçluya yönelik olarak itirazın iptali davası açtığında haklı bulunursa, borçlu kişinin haksız yere icra takibine itiraz ettiği tespit edildiği takdirde ve koşulların varlığı da dikkate alınarak mahkemenin alacaklı lehine tazminat kararı alabilmesi mümkündür.

Mahkemenin alacaklı lehine tazminata hükmedebilmesi için şartların varlığına bakılması gerekir. Bu koşullar ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Alacaklının geçerli bir ilamsız icra takibi başlatmış olması,
  • Borçlunun kendisine tanınan yasal süre içinde ödeme emrine itiraz etmesi,
  • Alacaklının yasal süresi içinde açtığı bir itirazın iptali davası olması,
  • Alacaklının süresi içinde usulüne uygun biçimde talepte bulunması,
  • Borçlunun alacağın miktarını tam olarak biliyor olması, alacağın likit olması.

İcra inkar tazminatına hükmedileceği zaman kötü niyetin tam olarak olması gerekmez. İcra takibine haksız olarak itiraz edilmesi yeterli görülür. Ayrıca mahkemenin hükmedeceği tazminat miktarı da talep edilmiş olan alacağın %20’sinden az olamamaktadır.

İtirazın İptali Davası Nasıl Sonuçlanır?

İtirazın iptali yönünde açılacak bir dava iki şekilde sonuçlanabilir. Davanın reddi ya da davanın kabulü şeklinde sonuçlanabilen bu tür davalarda somut olaya göre karar verilmektedir. Mahkemenin davayı reddetmesi için yapılan inceleme neticesinde takibe konu alacağın olmadığının anlaşılması gerekir.

Davanın reddine karar verildiği takdirde ise ret kararı kesinleştiğinde başlatılan icra takibinin iptali söz konusu olmaktadır. İcra takibinin iptalinin ardından da bu alacağa yönelik yeni bir dava açılması mümkün olmayacaktır.

Dava kabul edildiği takdirde ise borçluya ait borcun varlığının inceleme sonucunda ispatlanmış olduğu görülür. Alacaklı borçludan talep ettiği alacağı konusunda haklı bulunmuş demektir. Mahkemenin itirazın yerinde olmadığı yönünde karar vermesi durumunda alacaklının açtığı davayı kabulü söz konusu olur.

Borçlunun itirazının mahkeme tarafından iptal edilmesi ile alacaklının icra dairesine başvuru hakkı doğar ve alacaklı bu aşamada icra dairesine müracaat ederek durmuş olan takibin devamı ve haciz işlemleri için talepte bulunabilir.

İtirazın İptali Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

İtirazın iptali davası görevli ve yetkili mahkemeye açılır. Bu davalar sırasında işçi alacaklarına yönelik İş Mahkemeleri görevli olurken ticari nitelikteki alacaklarda Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Ticari alacaklarda yetkili mahkeme davalının oturduğu yer mahkemesidir.

Sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için borçlunun borcunu sonlandırdığı yer mahkemesi yetkili olur. Haksız fiile dayalı bir alacak meydana geldiğinde ise haksız fiil nerede işlendi ise oradaki yer mahkemesi veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi yetkili olur. Bu tür bir durumda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkiye sahiptir.

HUMK 2. Madde kapsamında itirazın iptali davaları için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ayrıca, yargısal süreçlerde hak ve zaman bakımından kayıp yaşanmaması noktasında uzman ve deneyimli bir icra avukatı desteği alınması önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

İtirazın İptali Davası Sırasında Neler Talep Edilebilir?

İtirazın iptali davasını açan alacaklı, borçlunun itirazının kaldırılmasını talep edebilir. Borçlunun borcunu ödemesi yönünde karar alınmasını, borçlunun itiraza haksız bulunması durumunda da icra inkar tazminatı ödemesini talep edebilir.

İtirazın İptali Davası Dava Değeri Nasıl Belirlenmektedir?

İtirazın iptali davası söz konusu olduğunda icra takibinde beyan edilen asıl alacak miktarı dikkate alınmaktadır.

İtirazın İptali Davası Reddedildiğinde Ne Olur?

Alacaklının açacağı itirazın iptali davası reddedildiğinde borçlunun haklı bulunması söz konusu olur. Alacaklının borçludan bir alacağı olmadığına hükmedilmesi durumunda ise alacaklının aynı alacak sebebi ile dava açma hakkı sonlanır. Borçlu haklılığını ispat ettiğinde ve mahkemeden kötü niyet alacağı talep ettiği takdirde ise alacaklı kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum olabilir.

İtirazın İptali Davası Kabul Edildiğinde Ne Olur?

İtirazın iptali davasını açan alacaklının haklı bulunması durumunda mahkeme borçlunun itirazını iptal eder. Alacaklı icra dairesine başvurarak durmuş olan takibin devamını talep edebilir.

İtirazın İptali Davası İspat Yükü Kimde Bulunur?

İtirazın iptali davasını açan alacaklı kural olarak ispat yükü altındadır. Davalı olan borçlu kişi de alacaklının sunacağı delillere karşılık borcunu ödemiş ise ödediğini ispat etmekle sorumlu olur.

Call Now Button