Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu

Türk Ceza Kanunu 109.maddesinde belirtilen kişi hürriyeti şu şekilde tanımlanmıştır; “kişilerin kendi arzusu ve serbest iradesi çerçevesinde hareket edebilme özgürlüğüdür.” Bu durum esasen kişinin kendi irade ve isteği dışında hiçbir yerde kalmama ve kalma özgürlüğünün korunmasıdır. “Kişi hürriyetinden yoksun kılma, fail tarafından mağdurun kendi arzu ve iradesi ile bir yere gitmesinin veya bir yerde kalmasının yani serbestçe hareket etmesinin engellenmesidir.”

Kişinin hürriyetine getirilmiş ve özgürlüğü kısıtlamaya neden olan haller keyfiyette olmamalıdır, hukuk güvencesi altında olmalıdır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ise, bir kişinin bir yerde kalma ya da bir yere gitmek suretindeki özgür iradesinin güvenceye alan bir suç şeklidir. Bu bağlam itibariyle; TCK madde 109’da belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu Türkiye’nin de imzalamış olduğu AİHS’nin 5.maddesinde “Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır…” ifadesi ile uluslararası korumadayken Anayasamızda belirtilen 19.maddede “Herkes, kişi hürriyet ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunla düzenlenir.” İfadesi ile hukukumuzda güvenceye alınmaktadır. Bahsi geçen suç TCK madde 109’da düzenlenmiştir. Düzenlemeye ait hükümler şu şekildedir;

TCK m.109

“(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(Asliye Ceza Mahkemesi)

(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(Asliye Ceza Mahkemesi)

(3) Bu suçun;

a) Silahla,

b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,

f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.(Asliye Ceza Mahkemesi)

(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Şartları Nelerdir?

TCK’da belirtilen tanımlamaya göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu; bir bireyin hukuk dışı olarak bir yerde kalmak ya da bir yere gitmek hürriyetinden yoksun bırakılması durumunda oluşmaktadır. Bu suçun meydana gelmesi için iki koşul aranmaktadır.

1.Bir Yere Gitmek Veya Bir Yerde Kalmak Hürriyetinden Yoksun Bırakma

Türk Ceza Kanunu madde 109 gerekçesinde “bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla suçun oluşacağı” ifade edildikten sonra, kişinin bir yerde tutulması, bir yere kapatılması, bir yere götürülmesi ya da bir yerden gitmesine izin verilmemesi eylemleri de örnek olarak belirtilmiştir. 

2.Hukuka Aykırı Olarak Hürriyetinden Yoksun Bırakma

Maddede belirtildiği üzere “hukuka aykırı” ifadesi, hukuk tarafından izin verilmeyen halleri ifade etmektedir. Hukuka aykırı olarak hürriyetten yoksun bırakma ile ilgili olarak hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulup bulunmadığına bakılmalıdır. TCK açısından düzenlenmiş genel hukuka uygunluk sebepleri şu şekilde sayılmaktadır; “kanun hükmünü yerine getirme (TCK md. 24/1), meşru savunma (TCK md. 25/1), hakkın kullanılması (TCK md. 26/1) ve ilgilinin rızasıdır (TCK md. 26/2).”

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Unsurları

Fail: TCK 109/1.maddesinde belirtilen “hürriyetinden yoksun bırakan kişi” ifadesi, suçun herhangi bir birey tarafınca işlenebilir olduğunu ifade etmektedir. Kanun tanımına göre, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu, fail açısından nitelik göstermeyen bir suçtur. Ancak TCK 109/3. Maddesinde belirtilen iki hal vardır; “kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle suçu işlemesi (m.109/3-d) ve faille mağdur arasındaki akrabalık ilişkisi (üstsoy, altsoy veya eş olması) suçun cezasını ağırlaştıran nitelikli unsurları olarak düzenlenmiştir (m.109/3-e).”

Mağdur: Suçta mağdur, özgürlüğe sahip olan kişi ve suça konu olan kişidir. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış birey dışında tüm kişiler ya da tüzel kişiler suçun işlenmesi nedeniyle suçtan zarar görenler olabilmektedir ancak mağdur değillerdir. Bu suçun meydana gelmesi için hareket etme özgürlüğünü kaybetmesi aranmamaktadır. TCK madde 109/3-f ‘de suç, çocuklara ve akıl hastalarına karşı işlenmiş ise daha ağır ceza gerektirmektedir. Mağdur ve fail sıfatı bir kişide birleşememektedir. Bundan dolayı suçta bir kişi, hem suçun faili hem de mağduru olamamaktadır.

Suçun Konusu: suçun konusu bireyin kendi istek ve iradesi ile hareket etmesini, yer değiştirebilme hürriyeti olup asıl olan bireyin fiziksel olarak hareketini kısıtlayan hareket özgürlüğünün engellenmesi durumudur. Bireyin alı konulduğu yerden kaçmanın yolunu bulması ve kendi olanaklarıyla kurtulması halinde bile bireyin fiziksel hareketinin kısıtlanmasından dolayı suç meydana gelmektedir.

Fiil: Suçun teorisinin hareket noktasıdır. Suç unsurlarının ortak noktasıdır. Bireyin özgürlüğünden yoksun kılınması suçunun ifadesinde bu suçun “serbest hareketli, tek hareketli, icrai ya da ihmali hareketle işlenebilen, mütemadi (kesintisiz) suç” niteliğinde olduğu belirtilmektedir.

Manevi Unsur: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun manevi unsurları, fail kişinin mağdur kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmaya yönelik hareket gerçekleştirmek istemesi genel unsuru oluşturmaktadır. Failin iradesiyle alakalı hukuka aykırılık açık bir şekilde aranmaktadır. Suç eğer bazı amaçlar için işlenir ise ağırlaştırıcı sebebi olmaktadır. Suç cinsel bir amaç ile işlenir ise TCK madde 109/3’te ağırlaştırıcı neden olarak ifade edilmektedir. Bir kişiye zorla hizmet ettirmek, çalıştırmak, fuhuş yaptırmak gibi gayeler ile işlenmesi halinde insan ticareti suçu oluşmaktadır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezası Nedir?

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Temel Hali Cezası: TCK madde 109’da belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu için öngörülmüş cezalar şöyledir; “Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” (Asliye Ceza Mahkemesi)

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nitelikli Hali Cezası: Temel suç şekline bazı unsurlar eklenerek, suçun daha hafif ya da ağır cezalandırılması kararı verilmektedir. Cezanın indirilmesi veya cezanın ağırlaştırılması gereken durumlara suçun nitelikli unsurları denilmektedir. Suçun nitelikli olması durumunda, temel şekline dair tüm unsurların yanında suç tipinin cezasını hafifleten ya da ağırlaştıran nedenler göz önüne alınmaktadır.

Daha fazla bilgi almak için Ankara ceza avukatı Görkem Demircan ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kişinin “bir yere gitmek” ya da “bir yerde kalmak” hürriyetinden yoksun bırakılmasına denir. Yani, fail tarafından mağdurun serbestçe hareket etmesi engellenmesidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bireylerin güvenliğini koruyan bir suçtur. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun özel hükümler kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” kısmında “Hürriyete Karşı İşlenen Suçların” 7. Bölümünde düzenlenmiştir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezası Nedir?

Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmektedir.

Call Now Button