Vesayet Davası ve Vasi Tayini (Atanması)

Vesayet davası ve vasi tayini (atanması) çeşitli sebeplerle gerekli olur. Bazı ergin kişiler veya velayete tabi olmayan küçüklerin maddi ve kişisel menfaatlerinin korunması gerekli olduğunda Medeni Kanun uyarınca kendilerine vasi ataması yapılır.

Vesayet altına alınmanın dayanağı kanuni sebepler olabileceği gibi bir kimsenin kendisinin istemesi sonucunda da bu işlemler gerçekleşebilir. Kişi vesayet altına alınacağı zaman bir takım hukuki işlemlere ihtiyaç duyulur. Vesayet altına alınmış olan herkes için vasi tayini yapılır.

Vasi tayini Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılır. Vesayet altına alınacak olan kişinin yakınları, ilgili merciler veya kişinin kendisi bu talebi mahkemeye yapabilmektedir. Vesayete ilişkin yargı süreçlerinde, emsal dava deneyimi ve mevzuat hakimiyeti bulunan bir aile ve boşanma avukatı yardımı alınması kişi(ler) adına faydalı olacaktır.

Vesayet Neye Denir?

Vesayet, hakları kısıtlanmış olan bir kimsenin ya da velayet altında olmayan küçüğün kişisel ve maddi menfaatlerinin korunması amacı ile gerçekleşen bir işlemdir. Vesayet zorunlu sebeplerle olabileceği gibi kişinin kendi talebi ile de gerçekleşebilir.

Medeni Kanun uyarınca kişi vesayeti gerektiren hallere sahipse vesayet altına alınabilir. Bunun yanı sıra Türk Medeni Kanununun 408. Maddesi kapsamında da kişinin kendi isteği ile vesayet altına alınması hakkında koşullar açıklanır.

Vesayet Davası Nedir?

Hakları kısıtlı olanlar, akıl hastalığı ya da akıl zayıflığına sahip olanlar, kötü bir yaşam sürenler ya da velayet altında olmayan çocukların maddi ve kişisel menfaatlerinin korunması amacı ile gerçekleştirilen vesayet altına alma işlemi hukuki bir takım prosedürleri gerekli kılar.

Vesayet altına alınacak olan ergin kişi veya velayet altında olmayan küçük için vesayet davası açılarak bu işlemler gerçekleştirilir. Bunun için mahkemeye bir dilekçe verilerek dava açılması zorunludur. Vasi ataması kararını yargı verir. Hangi sebeple vasi tayini yapılacaksa buna bağlı olarak da işlemler tamamlanır.

Vesayet davasını vasi atanacak kişinin yakınları açabilir. Bunun yanı sıra gereklilik halinde valilik, kaymakamlık, nüfus müdürlüğü ya da noter de vesayet davası açma yetkisine sahiptir. Vesayeti gerekli kılan haller ise çeşitlidir.

Vesayet Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

Vesayet davası açılacağı zaman görevli ve yetkili mahkemeye başvuru yapılması zorunludur. Hukuka ve usulüne uygun olarak açılması gereken vesayet davasının hangi sebeple açılacağı önemlidir. Bu tür davalar için sonuçlanma süresi mahkemelerin iş yoğunluğuna ve davanın açılma nedenine göre değişiklik gösterebilir. Davada sunulacak deliller ve yapılacak incelemeler nedeni ile her davanın sonuçlanma süresi değişiklik gösterebilir.

Vesayet davası görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu davaların yargılama usulü basit yargılama usulü olma özelliği gösterir. Kısıtlının veya küçüğün yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkemedir.

Vasi Nedir?

Vesayet davası açılarak tayin edilen vasi, velayet altında olmayan küçüğün ya da kısıtlının kişisel ve maddi menfaatlerini korumakla görevli olan kişidir. Vesayet davası açılmak sureti ile tayin edilebilen vasinin mahkeme kararı ile ataması yapılmaktadır.

Vasi tayinini yapan merci Sulh Hukuk Mahkemesidir. Vasi olabilmek için bir takım şartların da sağlanması gerekir. Vasi, reşit kişiler arasından seçilir. Vasi, reşit olmayan küçüklerin ya da kısıtlı kişilerin mal varlıklarının korunması ve kişisel haklarının temsil edilmesi için görev yapar.

Vasi Atanması Nasıl Yapılır?

Vasi atanması Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılır. Bu işlem için vesayet altına alınacak olan kişinin yakınları veya ayırt etme gücünde olan vasinin kendisi mahkemeye başvuru yapar. Vasi tayin edilen kişi bir takım hukuki sorumluluklara sahiptir.

Vasinin, görevini yerine getirirken vesayet altında alınmış olan kişinin hak ve menfaatlerini koruması gerekir. Kusurlu davranışları sebebi ile vasi vesayet altındaki kişiye zarar verdiği takdirde bu zarardan sorumlu olur.

Vasi tayin edilecek kişi ergin olmak zorundadır. Aynı zamanda vesayet işlerini görme konusunda da ehil olması beklenir. Vaside vesayet görevini yerine getirme konusunda  engellerin olmaması gerekir.

Vasi, vesayet altındaki kişinin hak ve menfaatlerini koruma becerisinde olmalıdır. Vasi olmaya engel teşkil eden sebepler ise şunlardır:

  • Kısıtlı kişiler vasi olamaz,
  • Kamu hizmetinden yasaklılar,
  • Haysiyetsiz bir yaşam sürenler,
  • Vasi atanacak kişi ile menfaatleri çatışanlar,
  • Vesayet altındaki kişi ile arasında düşmanlık bulunanalar,
  • İlgili vesayet daireleri ve yargıçları vasilik görevine atanamamaktadır.

Hakimin gerekli bulması halinde birden fazla kişi vasi olarak atanabilir. Birlikte vasi tayin edilen kişilerden herhangi birinin ihmali ya da görevini aksatması sonucunda ortaya çıkan zarardan tüm vasiler müteselsilen sorumlu olur.

Vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşi ve yakınları vasi tayin edilebilir. Bununla birlikte görevi yapma konusunda engeli olmayan herhangi biri de vasi olabilir. Vesayetten kaçınma sebepleri de kanunda açıkça belirtilir.

TMK 417 uyarınca vasilikten kaçınma nedenleri açıklanmaktadır. Vasilikten kaçınma sebepleri arasında hakimin takdir yetkisini kullanamayacağı durumlar şunlardır:

  • 60 yaşını doldurmuş olmak,
  • Bedensel özre sahip bulunmak,
  • Sürekli bir hastalığı olmak,
  • Dört ve daha fazla çocuğun velisi olmak,
  • Başka bir vasilik görevini yerine getirmek.

Türk Medeni Kanununun 417. Maddesinde yer verilen bir diğer konu da Cumhurbaşkanı, TBMM ve Bakanlar Kurulu üyelerinin vasilik görevini kabul etmeme hakkıdır.  Buna ilaveten hakimlik ve savcılık mesleğine mensup olanlar da bu görevi kabul etmeyebilir.

Vasi tayin edilen kişinin kendisine tebligat yapılır. Tebligatın yapılmasının ardından 10 gün içinde vasi tayin edilen kişi itiraz etme hakkını kullanabilir. İtiraz hakkını kullanan vasinin mahkemece bu hakkının onaylanması için hukuki bir prosedür izlenir. Yeni vasinin atanmasına dek ek bir süre gerekli olur. Bu süre içerisinde ise ilk atanan vasi görevini yerine getirmek zorundadır.

Vesayeti Gerektiren Haller Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu uyarınca yapılabilen vasi tayini çeşitli nedenlerle olabilir. Vesayeti gerektiren haller kanunda açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu kapsamda aşağıdaki sebepler vasi tayini için gerekçe olabilir:

  • Küçüklük sebebi ile vasi atanması,
  • Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı nedeni ile vasi atanması,
  • Kötü yaşam biçimi, alkol ve madde bağımlılığı sebebi ile vasi atanması,
  • Özgürlüğü kısıtlayıcı ceza sebebi ile vasi atanması,
  • Kişinin isteği üzerine vasi atanması.

Yaş Küçüklüğü Sebebi ile Vasi Atanması

Küçük velayet altında olmadığında velayet altına alınması gerekir. Velayet ve vesayet birbirinden farklıdır. Velayet hakkı ana babaya sıkı sıkıya bağlı haklardan biridir. Bazı durumlarda küçüğün velayet altına olmaması nedeni ile vesayet altına alınması zorunlu olur. Küçüğün hak ve menfaatlerinin korunması amacı ile vasi tayin edilerek vesayet altına alınması gerekebilir.

Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Sebebi ile Vasi Atanması

Kişi akıl hastalığı veya akıl zayıflığına sahipse resmi bir sağlık kuruluşundan alınacak raporla bunun belgelenmesi gerekir. Başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ya da kendi hak ve menfaatlerini koruyamayan bu tür bir durumdaki her ergin vesayet altına alınabilir.

İdari makamların görevleri sırasında bu tür bir durumu öğrenmesi halinde ilgili vesayet dairesine durumu bildirme sorumluluğu bulunur. Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olan kişilere vasi atanacağı zaman mahkemeye resmi sağlık kuruluşundan alınmış olan raporların sunulması zorunludur. Hakim gerekli gördüğü takdirde kendisine vasi atanacak kişiyi dinlemek isteyebilir.

Alkol ve Madde Bağımlılığı, Savurganlık, Kötü Yaşam Tarzı Sebebi ile Vasi Atanması

Kişi alkol ve madde bağımlısı ise, kötü bir yaşam tarzına, savurganlığa sahipse kısıtlanabilir. Devamlı korunmaya muhtaç olan ya da ailesine ve çevresine kötü yaşam biçimi, savurganlığı, alkol ve madde bağımlılığı nedeni ile zarar veren bir kimse hakkında vasi atanması istendiğinde mahkemece buna karar verilebilir. Bu tür bir talep oluştuğunda mahkeme kendisine vasi atanacak kişiyi dinlemek isteyebilir ve ayrıca delillerin de mahkemece incelenmesi gerekir.

Özgürlüğü Kısıtlayıcı Ceza Nedeni ile Vasi Atanması

Kişi özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte bir hapis cezası aldığında kendisine vasi atanır. Kişi hakkında yargılama yapan ve ceza veren mahkeme ilgili vesayet dairesine bu kararı iletir ve vasi tayini buna göre yapılır.

Kişinin Kendi İsteği Üzerine Vasi Atanması

Ergin kişi yaşlılık, sakatlık, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedeni ile kendi iradesi doğrultusunda vasi ataması yapılmasını talep edebilir.

Vesayet Davası Açılacak Durumlar Nelerdir?

Vesayet davası Sulh Hukuk Mahkemesine açılır. Davayı vasi tayin edilecek kişinin yakınları ya da kendisi açabilir. Bazı durumlarda ise gereklilik hasıl olmuşsa valilik, nüfus müdürlüğü ya da kaymakamlık gibi merciler de bu davayı açabilmektedir.

Vesayet davası açılacak durumların varlığı halinde açılabilen vesayet davası Türk Medeni Kanunu uyarınca açılır. Velayet altında olmayan küçükler, hakları ceza almak sureti ile kısıtlanmış kişiler, kötü yaşam biçimine sahip olanlar, akıl hastalığı veya akıl zayıflığına sahip olanlar için veya kişinin kendi talebi ile vesayet davası açılabilir.

Vesayet Davası Usulü Nedir?

Vesayet davası usulü basit yargılama usulüne göredir. Vesayet davası açılması yönünde gerekçeler hakkında mahkemeye delil sunulması gerekir. Kişi kötü yaşam biçimi, savurganlık gibi nedenlerle vesayet altına alınacağı zaman mahkemenin kendisini dinlemesi zorunludur.

Bir kimse akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi nedenlerle vesayet altına alınacaksa resmi bir sağlık kuruluşundan alınacak raporlara gerek vardır. Bazı durumlarda hakim kişiyi dinlemek isteyebilir. Mahkemece verilecek kısıtlama kararı kesinleştiği takdirde de kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde bu kararın ilanı yapılır.

Vesayet Organları ve Vesayet Makamı Nedir?

Bir kimse vesayet altına alınacağı zaman hukuki bir takım işlemlerin yapılması gerekir. Sulh Hukuk Mahkemesine açılacak olan vesayet davası sonucunda mahkeme kararı kesinleştiği takdirde vasi ataması yapılabilir.

Vesayet organları aracılığı ile yapılabilen vasi tayini işlemleri için; Sulh Hukuk Mahkemesi, Asliye Hukuk Mahkemesi, kayyım ve vasi, vesayet organları olarak kabul edilir. Vesayet daireleri denetim makamı ve vesayet makamından oluşur.

Vesayet makamı ise Sulh Hukuk Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri ve denetim makamından oluşmaktadır. Vesayet makamının tayin edeceği vasinin almış olduğu kararlara karşı ayırt etme gücünde olan vesayet altındaki kişinin yanı sıra her ilgilinin şikayet hakkı bulunur. Bu hak  kullanılacağı zaman kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde denetim makamına başvuru yapılabilir.

Vesayet Dairesinden İzin Alınarak Yapılabilecek İşlemler

Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesidir. Vasi, vesayet altındaki kişi ile ilgili birtakım işlemler yapacağı zaman vesayet dairesinden izin almakla yükümlüdür. Vesayet dairesinden izin alınarak yapılabilecek işlemler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Taşınmaz alım- satımı- rehnedilmesi,
  • Taşınır ve diğer hak ve değerlerle ilgili olağan yönetim ihtiyaçları dışındaki alım-satım ve devir işlemleri,
  • Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
  • Ödünç alma ve verme işlemleri,
  • Kambiyo taahhüdü altına girme işlemleri,
  • Bir yıl ya da daha uzun süreli ürün kiralaması işlemleri,
  • Üç yıl ve daha uzun süreli taşınmaz kiralaması işlemleri,
  • Vesayet altındaki kişinin bir meslek ya da sanatla uğraşması,
  • Borç ödemekten aciz beyanı verilmesi,
  • Vesayet altındaki kişiye hayat sigortası yapılması işlemi,
  • Çıraklık sözleşmesi yapma,
  • Vesayet altındaki kişiyi bir sağlık kurumu, eğitim veya bakım kurumuna yerleştirme işlemleri,
  • Vesayet altındaki kimsenin yerleşim yerini değiştirme işlemleri.

Bazı hallerde vesayet makamından izin alınması yeterli olmazken denetim makamının da onayı gerekir. Asliye Hukuk Mahkemesi denetim makamı olarak görev yapar. Vesayet altındaki kişi evlat edinecekse ya da evlat edinilmesi söz konusu ise vasinin denetim makamından izin alması zorunludur. Vatandaşlığa girme ya da çıkma işlemleri de denetim makamının izni ile yapılır.

Miras kabulü, reddi veya miras sözleşmeleri yapılacaksa denetim makamı izni gerekir. Küçüğün ergin kılınması işlemleri, vasi ile vesayet altındaki kişi arasında yapılacak sözleşmeler, işletme devri- tasfiyesi- kişisel sorumluluk isteyen bir ortaklığa girilmesi işlemleri için de denetim makamı izni gerekir.

Vesayeti Gerektiren Haller Nasıl Sona Erer?

Vesayet, velayet altında olmayan küçük için uygulanmış ise küçüğün ergin olması ile vesayet sonlanır. Bu durum kendiliğinden gerçekleşir. Özgürlüğü bağlayıcı bir ceza alması sebebi ile vesayet altına alınan kişinin hapis cezası sonlandığında kendiliğinden vesayet biter.

Diğer sebeplerden dolayı vesayet altına alınmış olan kısıtlı kişiler hakkında yetkili vesayet makamınca verilecek kararın ardından vesayet sonlanır. Vesayet altına alınmayı gerekli kılan haller sonlandığında vesayet makamı vesayetin kalkmasına karar vermektedir. Kısıtlı kişi ya da ilgililerden herhangi biri vesayetin kaldırılması talebinde bulunabilir.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile vesayet altına alınan kişilerin ilgili sağlık kuruluşundan alınacak raporla bu engellerinin ortamdan kalktığını mahkemeye beyan etmesi gerekir. Savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı gibi sebeplerle vesayet altına alınmış olan kişinin bu durumunun sonlanması için en az bir yıldan beridir vesayet altınla alınmasına neden olan sebeplerle ilgili herhangi bir şikayete mahal vermemiş olması gerekir.

Kişi kendi isteği ile vesayet altına alınmış ise kısıtlama sebebinin ortadan kalkması durumunda vesayet ortadan kaldırılabilir.

Vasilik Görevi Ne Zaman Sonlanır?

Vasi ataması yapıldığında vesayet altına alınan kimsenin kişilik haklarının yanı sıra maddi menfaatleri de korumaya alınır. Vasi atamasını mahkeme yapar. Vasilik görevini yerine getiren vasi denetim altında olur. Vasilik görevi çeşitli sebeplerle sonlanır. Bu nedenler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Sürenin sona ermesi,
  • Vasilikten kaçınma sebebi veya bir engelin ortaya çıkması.

Vasilik Görevinden Alınma Nedir?

Vasi görevini yapmakla yükümlüdür. Görevini yaparken özen gösterme sorumluluğuna sahip olan vasinin görevden alınması için bazı koşulların oluşması gerekir.

  • Görevin ağır şekilde savsaklanması,
  • Yetkilerin kötüye kullanılması,
  • Güven sarsıcı davranışlar,
  • Acze düşmek,
  • Vesayet altındaki kişinin menfaatlerinin zarar görmesi.

Vesayet makamı vasiyi görevden istek üzerine ya da re ‘sen alabilir. Öncelikle gerekli araştırma yapıldıktan sonra ve vasi dinlendikten sonra görevden alınır. Vesayet altındaki kişinin veya her ilgili kimsenin talebi ile vasinin görevden alınması için başvuru yapılabilir.

Ağır olmayan durumlarda vesayet makamı vasiye uyarıda bulunabilir. Gecikmesinde sakınca olan hallerde ise vasi geçici olarak işten el çektirilebilir, kayyım ataması yapılabilir. Bazı hallerde ise zarar göz önüne alınarak vasinin mallarına ihtiyati haciz tedbiri uygulanabilir. Vasi hakkında tutuklama istemi de yapılabilir.

Vesayet makamı vesayet altındaki kişinin korunmasından sorumludur. Bu sebeple de vasi, vesayet altındaki kişinin hak ve menfaatlerine zarar verici davranışlar sergilediği takdirde; uyarı, görevden alma veya diğer tedbirleri uygulama sorumluluğu vesayet makamındadır.

Vesayet Davası ve Vasi Tayini Hakkında Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin vasi atanmasına yönelik vermiş olduğu 14.12.2017 tarihli kararı:

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davcı … vekilince açılan davada, davacının babası …’nun kısıtlanarak vasi atanması istenilmiş, bu dava ile birleşen davada ise annesi …’nun kısıtlanarak vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile …’na vasi atanmasına, …’na ise yasal danışman atanmasına karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından esasa ve atanan vasinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Temyiz isteminden sonra 11.11.2015 tarihinde kısıtlı adayı …’nun ölümü üzerine mahkemenin 08.12.2015 tarihli ek kararı ile bu kişi açısından vesayetin sonlandırılmasına karar verilmiştir.

Esasa yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Vasinin şahsına itiraza yönelik olarak yapılan incelemede;

Türk Medeni Kanununun 422. maddesinde, vasinin şahsına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevinin, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına ait olacağı; 397. maddesinde ise denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu hükme bağlandığından; temyiz dilekçesinin vasi adayının, atanan vasinin şahsına itirazı olarak kabul edilip, yapılan bu itirazın öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Vesayet Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Vesayet davası mahkemelerin iş yüküne bağlı olarak farklı sürelerde sonuçlanır. Vesayetin hangi sebeplerle istendiğine bağlı olarak ve mahkemenin inceleme yapması gereken hususlar varsa bu sebeplerle de davanın sonuçlanma süreleri değişiklik gösterebilir.

Vasi Olmak Ne Demek?

Ergin olmayan küçüklerin, özgürlüğü kısıtlanan kişilerin, kötü yaşam biçimi, alkol ve madde bağımlılığı, savurganlık gibi sebeplerin ya da akıl hastalığı ve akıl zayıflığı gibi nedenlerin varlığı durumunda kişilerin vesayet altına alınması söz konusu olabilir. Bu tür bir duruma sahip olan kimseye vasi tayin edilmesi gerekir. Vasi atanması için mahkeme kararı alınır.

Vasi Neye Göre Atanır?

Vasi, Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile atanır. Kişilik haklarını ve maddi menfaatlerini koruyamayan kişiler için vasi tayin edilebilir. Vasi tayin edilmesi için yaş küçüklüğü, alkol ve madde bağımlılığı, savurganlık, kötü yaşam biçimi, özgürlüğü kısıtlayıcı ceza ya da kişinin kendi talebi gerekçe gösterilebilir.

Call Now Button